T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
24.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2020/184
KARAR NO : 2020/110
TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 14. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2019
NUMARASI : 2018/673 E. 2019/225 K.
DAVANIN KONUSU : Tespit (İşe İade İstemli)
DAVA TARİHİ : 21/12/2018
KARAR TARİHİ : 30/01/2020
Bakırköy 14.İş Mahkemesinin 23/05/2019 tarih ve 2018/673 E. 2019/225 K. sayılı kararı aleyhine, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olmakla dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
TARAFLARIN İDDİA ve SAVUNMALARININ ÖZETLERİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil, davalı alt işveren şirketinde kulevinç operatörü olarak çalıştığını, 12/09/2017 tarihinde işe başladığını, 22/10/2018 tarihinde çalışmakta iken hiçbir geçerli ve haklı gerekçe gösterilmeksizin işten çıkartıldığını, davacının çalışmaları toplamı yaklaşık 1 yıl olduğunu, iş yerinde 30’un üzerinde işçi çalıştığını, müvekkilin belirsiz süreli bir işte çalışması nedeniyle iş güvencesi kapsamında yer aldığını, en son maaşının net 4370,00 TL olduğunu, müvekkilin vekili olmadan arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığını, Arabulucu Ö.B. tarafından İstanbul’da bulunan İ..Türkiye Arabuluculuk Merkezi nezdinde 1. arabuluculuk tutanağının düzenlendiğini,bu arabuluculuk tutağının 6100 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 28. Maddesine göre geçersiz olduğunu,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na aykırı olarak davalı işverenin fesih iradesini gizlemek amacıyla müvekkil işçiye imzalatıldığını, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun”Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 3. Maddesi uyarınca 2.Arabuluculuk başvurusunun yapıldığını,12.12.2018 tarihinde yapılan toplantının anlaşmazlık ile sonuçlandığını bildirmiştir.Davalı işverence yapılan feshin yazılı savunma alınmadan yapılması nedeniyle esasa geçilmeden usulden geçersiz sayılarak müvekkilin işe iadesinin istendiğini, esas yönünden de geçerli bir sebep bulunmadığından feshin geçersiz sayılarak müvekkilin işe iadesinin istendiğini, bu nedenle feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının 8 aylık ücreti tutarında belirlenmesine, boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iş sözleşmesi 22/10/2018 tarihinde feshedildiğini, davacı tarafından arabulucuya 04/12/2018 tarihinde başvurduğunu, arabulucuya başvurma süresi olan 1 aylık süre içerisinde iş bu başvuru yapılmadığını, hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini;ayrıca daha önce davacı ile davalı arasında arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı ve anlaşmaya varıldığı, Arabuluculuk Kanununun 18/5 maddesinde açıkça “Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz” düzenlemesi bulunduğu bu nedenle de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ GEREKÇE ÖZETİ ve KARARI :İlk Derece Mahkemesi’nce,“…Dosyaya ibraz edilen fesih bildiriminde “12.09.2017 tarihinden itibaren çalışmakta olduğunuz B…Mahallesi …. Blv. ….İstanbul adresinde kurulu R………M ……… ait İkitelli Hst. işyerimizdeki sorumluluğunuzda olan işlerin bitmesi nedeniyle 22.10.2018 tarihi itibariyle iş akdiniz bildirimsiz olarak feshedilmiştir”denmektedir.Davacının iş akdinin feshedildiği 22.10.2018 tarihinde arabulucuya başvurduğu,tarafların 15.574,93 TL.karşılığında anlaştıklarına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği görüldü.Davacı vekilinin bu arabuluculuk görüşmesinden sonra 04.12.2018 tarihinde tekrar arabulucuya başvurduğu,arabuluculuk görüşmesinin anlaşmazlık ile sonuçlandığı görüldü. Davacı vekili ilk arabuluculuk görüşmesinin, davacının vekili olmadan ve bir avukatla görüşmesi sağlanmadan gerçekleştirildiğini,bu nedenle geçersiz olduğunu ileri sürmüşse de;Arabuluculuk Kanunu 15/6 maddesinde”Arabuluculuk müzakerelerine taraflar bizzat,kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler”düzenlemesi yer almaktadır. Arabuluculuk görüşmesinde avukat bulundurup bulundurmama tarafların inisiyatifindedir. Bu nedenle ilk arabuluculuk görüşmesinin geçersizliği söz konusu değildir.Ayrıca ilk arabuluculuk görüşmesinde anlaşmaya varıldığı,Arabuluculuk Kanununun 18/5 maddesinde açıkca”Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde,üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz” düzenlemesi bulunduğu görülmektedir.Bir uyuşmazlıkta iki defa arabulucuya gidileceğine ilişkin bir düzenleme yoktur.Böyle bir düzenleme olduğunu kabul etsek bile;davacının iş sözleşmesi 22/10/2018 tarihinde feshedilmiştir. Davacı vekili tarafından arabulucuya 04/12/2018 tarihinde başvurulmuş, arabulucuya 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde başvurulmamış olması ve yukarıda belirtmiş olduğumuz nedenlerle davanın reddine…” şeklinde belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEP ve GEREKÇELERİ :Karara karşı, davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
GEREKÇE :Taraflar arasında uyuşmazlık, fesih işleminin geçerli olup olmadığı, davanın reddine karar verilmesinin doğru olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu;ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, fesih tarihinin 22/10/2017 anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı Üzere;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan REDDİNE;Davacı vekilinin yatırmış olduğu peşin harcın hazineye irat kaydı ile 10,00 TL bakiye istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazine’ye irad kaydına;Kararın tebliği ve harç tahsili işlemleri ile Hazinece haksız çıkan taraftan karşılanmak üzere yapılan zorunlu arabuluculuk giderlerinin tahsiline ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince, HMK 321/2 maddesi gereğince re’sen taraflara tebliğine; davacı avansından karşılanmasına; Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonu KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/01/2020




















