T.C.

  GAZİANTEP BAM
14. HUKUK DAİRESİ

Esas No  : 2019/1057
Karar No : 2020/144
Tarih       : 24.02.2020

ÖZET : Her ne kadar dosya arasında arabuluculuk sonuç tutanağı yer alsa da, sistem ve dosya kapsamındaki belgeler içinde yapılan incelemede, söz konusu bu tutanağın bu davaya ilişkin olmadığı, davacının ayrıca açmış olduğu anlaşılan işçilik haklarından doğan alacak davasına ilişkin olduğu kanaatinin oluşması ile bu davaya ilişkin dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılıp yapılmadığının tespiti yönünden duruşma açılmak suretiyle ilgili belgelerin sunulması için davacı tarafa süre verildiği, ancak davacı tarafça yeniden sunulan arabuluculuk son tutanağının, daha önce dosyaya sunulmuş olan tutanağının aynısı olduğu ve davacının bu dava yönünden arabuluculuğa başvuru yapmadığı anlaşıldığından kararın kaldırılması gerekmiştir.

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI :  Dava, tespit ve işe iade isteminden ibarettir Davacı vekili dava dilekçesi ile;  davacının davalı şirket nezdinde 01.01.2014 tarihinden 25.09.2018 tarihine kadar kasap olarak çalıştığını, iş akdinin haksız ve bildirimsiz şekilde feshedildiğini, savunmasının alınmadığını, ihbar tazminatı ödenmediğini, bu hususun dahi tek başına fesih kararını mesnetsiz ve keyfi olduğunu gösterdiğini ve fesih işleminin usule, yasalara, hakkaniyete ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu belirterek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine, Kanunu’nun 21. maddesi gereğince davacının bir ay içinde işe başlatılmasına, davalı tarafından işe başlatılmaması halinde tazminatın 8 aylık brüt ücret olarak belirlenmesine ve çalıştırılmadığı süreler için 4 aylık brüt ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile İş hukuku mevzuatının gereği işçi işten haksız fesihle ayrıldığı için işe iade talebinin yetersiz kalacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diyarbakır 4. İş Mahkemesi’nin 2018/519 Esas, 2019/82 Karar sayılı ve 20/02/2019 tarihli ilamıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili 26/02/2019 tarihli istinaf dilekçesi ile dava şartlarından olan arabuluculuk başvuru şartı gerçekleşmeksizin açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, iş akdi devam ederken isçinin kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti istemesinin ve devamında işyerine gelmemesinin eylemli fesih anlamında olduğunu ve bu sebeple de istifa etmiş olan işçinin işe iade davası açamayacağını, davaya konu edilen arabuluculuk başvurusunda ise iade isteminin olmadığını, davacının hem kıdem ve yıllık izin ücreti hem de işe iade isteminin ayni anda yapılamayacağını, dürüstlük ilkesi kapsamında işçinin haksız feshine karine oluşturduğu açıkça ortada iken işe iade talebinin kabulüne karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğini ve davalı tanıkların davalıya karşı husumetli olduklarından, husumetli tanık beyanları ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf incelemesi HMK nun 355 maddesi gereğince istinaf sebepleri ile baĞli kalınarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Arabuluculuk 7036 sayılı iş Mahkemeler Kanunu’nun 3. maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiştir. Kanuna göre 3/1 madde kapsamında yer alan bir uyuşmazlıkta arabuluculuk aşaması geçilmeden açılan davaların dava şartı yokluğundan reddi gerekmektedir. Dava dilekçesine arabuluculuk anlaşamama tutanagının eklenmesi zorunludur.
İşe iade davaları bakımından da dava açma süresi 7036 sayılı Kanunla değişik 20/1 maddesinde özel olarak düzenlenmiştir Bu itibarla iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda uzlaşmaya varılamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Somut olayda, her ne kadar dosya arasında arabuluculuk sonuç tutanağı yer alsa da, sistem ve dosya kapsamındaki belgeler içinde yapılan incelemede, söz konusu bu tutanağın bu davaya ilişkin olmadığı, davacının ayrıca açmış olduğu anlaşılan işçilik haklarından doğan alacak davasına ilişkin olduğu kanaatinin oluşması ile bu davaya ilişkin dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılıp yapılmadığının tespiti yönünden duruşma açılmak suretiyle ilgili belgelerin sunulması için davacı tarafa süre verildiği, ancak davacı tarafça yeniden sunulan arabuluculuk son tutanağının, daha önce dosyaya sunulmuş olan tutanağının aynısı olduğu ve davacının bu dava yönünden arabuluculuğa başvuru yapmadığı anlaşıldığından kararın kaldırılması gerekmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında belirtilen yönden kararın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirdiğinden. davalının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nun 353/1-5-2 maddesi gereği ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davali vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Diyarbakır 4. Is Mahkemesi’nin 2018/519 Esas, 2019/82 Karar sayılı ve 20/02/2019 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın HMK’nın 115/2. maddesi gereğince usülden REDDINE,
Alınması gereken 54.40 TL maktu red karar ve ilam harcının peşin alınan
35.90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 18,50 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına
Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına.
-Davacı vekilinin emek ve mesaisine karşılık karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine Yatırılan gider avansından kullanıllmayan kısımlarının ilgilisine iadesine,
3-ISTINAF INCELEMESI YONUNDEN:
Davalı tarafça istinaf başvurusu sırasında yatırılan 44.40 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine.
Davalı tarafından yapılan istinaf (230 TI kanun yoluna başvurma harcı 24,38 TL posta masrafı ve 11.00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 156,68 TL harcın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
İstinaf başvurusu sırasında yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın yatırana iadesine, Dair. 12/10/2017 Tarih ve 7036 Sayılı Kanunu’nun 1 maddesi ile değişik 4857 Sayılı iş Kanunu’nun 20/3 maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile dosya Üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.24/02/2020

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz