
T.C.
GAZİANTEP BAM
7. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2019/2331
Karar No : 2020/159
Tarih : 31.01.2020
ÖZET :Davacının başvuru yaptığı tarih itibariyle Yönetmelik yürürlüğe girmediğinden işçi-işveren uyuşmazlığı şeklindeki başvuru ve tutanak dava şartı açısından yeterli olup Mahkemece işin esasinin incelemesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesi hatalıdır. Arabuluculuk tutanağının içeriği taraflarca serbestçe belirlenebileceğinden davanın reddi nedeniyle Mahkemece “arabuluculuk tutanağının tanzimi konusunda müdahalesi bulunmayan davacı taraf aleyhine, tutanağının usulüne göre düzenlenmemiş olması nedeniyle ücreti vekalet yönünden aleyhine hüküm kurulması imkanı bulunmadığı” gerekçesiyle vekalet ücreti takdir edilmemesi de hatalıdır.
TARAFLARIN İDDİA ve SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir . Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, süre tutum dilekçesiyle yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir
Davalı Belediye vekili, vekalet ücretinin kabulü gerektiği gerekçeleriyle yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
HMK’nun 355 maddesine göre istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususları ile sınırlı ve istinaf talep edenin sıfatı da gözetilerek yapılmıştır. Davanın açıldığı tarih itibariyle dava zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Davacı 27/04/2018 tarihinde arabuluculuk sürecini başlatmıştır. Yargıtay içtihatlarıyla da kabul edildiği üzere “Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk uygulamalarında başlangıçta hem talepte bulunanlar ve hem de arabulucular tarafından yapılan bu tür hatalar tarafların mağduriyetlerine sebebiyet verdiği gibi arabuluculuk uygulamasının amaçlandığı gibi uygulanmasına engel olduğundan, arabuluculuk kanununa dayanılarak çıkartılan ve 02.06.2018 tarihinde yürürlüğe giren yönetmeliğin ve aksaklıkları gidermek amacı ile uygulamaya sokulan arabuluculuğa hangi konularda başvurulduğuna ilişkin başvuru formu uygulamasının başladığı 02.06.2018 tarihine kadar arabuluculuk anlaşamama tutanağında arabuluculuğa konu alacaklar tek tek belirtilmeden işçilik alacakları” “isçi-işveren uyuşmazlığı” gibi soyut ifadeler kullanılmış ise, başvuru formu getirtilip, talepler açık açık belirtilmiş ise talep formunda belirtilen alacakların görüşmelere konu edildiği açıkça belirtilmemiş ise taraflar arasındaki işçilik alacaklarının tamamının arabuluculuğa konu edildiği kabul edilmelidir.Başka bir deyişle “başvuru formu” uygulamasının başladığı 02.06.2018 tarihi milat kabul edilerek taraflardan kaynaklanmayan bu tür uygulama hataları aşılarak arabuluculuk müessesinin amaca uygun yürütülmesi sağlanmalıdır.
Başvuru formu uygulamasının başladı 02.06.2018 tarihinden sonraki başvurularda ise başvuran ve özellikle başvuru arabuluculuk ile görevli mahkemenin memuruna yapılmış ise görevli memur başvuru formundaki bu tür eksiklikler giderecek uyanlarda bulunmalı, 02.06.2018 tarihinden sonraki başvurularda başvuru formu içeriğine itibar edilerek sonuca gidilmelidir. Yargıtay 9. HD 2019 / 3610 E. 2019/10073 K. 07/05/2019″ Davacının başvuru yaptığı tarih itibariyle Yönetmelik yürürlüğe girmediğinden işçi-işveren uyuşmazlığı şeklindeki başvuru ve tutanak dava şartı açısından yeterli olup Mahkemece işin esasinin incelemesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesi hatalıdır.
Kabule göre; Arabuluculuk tutanağının içeriği taraflarca serbestçe belirlenebileceğinden davanın reddi nedeniyle Mahkemece “arabuluculuk tutanağının takvimi konusunda müdahalesi bulunmayan davacı taraf aleyhine, tutanağının usulüne gire düzenlenmemiş olması nedeniyle ücreti vekalet yönünden aleyhine hüküm kurulması imkanı bulunmadığı” gerekçesiyle vekalet ücreti takdir edilmemesi de hatalıdır.
HMK 353/1-a-6 maddesinde “Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak istedikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması halinde dosyanın duruşma yapılmaksızın mahkemesine kesin olarak gönderileceği düzenlenmiştir. HMK 353/1-a-6 maddesine göre delillerin hiçbirinin toplanmaması iade nedeni iken delillerin hepsi toplarmış olsa bile gösterilen delillerin değerlendirilmemesi de iade nedenidir. Eksik inceleme ile karar verildiğinden HMK 353/1-a-6 maddesi gereği ilk derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden inceleme yapılmak Üzere dosyanın mahal Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM :
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabul ile HMK’nun 353/1-6. maddesi gereğince ilk derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine.
2. İstinaf Karar harcı bakımından davanın esası hakkında karar verilmediğinden alınan istinaf harçlarının talepleri halinde taraflara iadesine,
3.HMK’nın 333. Maddesi uyarınca kullanılmayıp kalan gider avansının olması durumunda taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 31/01/2020 tarihinde KESİN olmak üzere karar verildi.